Reiter Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?
Kategori: Sağlık Rehberi > Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Fizik Tedavi, İç Hastalıkları, Romatoloji
Reiter Sendromu tanısı, enfeksiyon nedeniyle vücudun belirli bölgelerinde oluşan şişlikleri ifade etmektedir. Reiter Sendromu tanısı alan kişilerin genellikle eklem bölgelerinde şişlik olduğu bilinmektedir.
Enfeksiyona bağlı bir hastalık olmasının yanı sıra genellikle psikolojik faktörlerle de meydana geldiği bilinmektedir. Yoğun kaygı ve stres yaşayan kişilerde ağrılı şişlikler Reiter Sendromu olarak tanı almaktadır.
Reiter Sendromu tanısında, şişlik oluşan bölgelerde yoğun ağrılar meydana gelmesi nedeniyle hastayı oldukça yorucu belirtilerinin görüldüğü bilinmektedir. Enfeksiyona bağlı ağrılar olması nedeniyle de normal ağrı kesiciler tarafından önlenememektedir.
Bu hastalığın tanılanma sürecinde eklemlerin yanı sıra farklı vücut sistemlerinin de etkilendiği bilinmektedir. Sindirim sistemi, boşaltım sistemi gibi sistemlerde bozulmalara neden olabilmektedir.
Reiter Sendromu Tetikleyicileri Nelerdir?
Reiter Sendromunu tetikleyen faktörler, şu şekilde sıralanabilmektedir:
- Boğaz yolu enfeksiyonu
- İdrar yollarında oluşan enfeksiyonlar
- Bağırsak bölgesinde oluşan enfeksiyonlar
Bu enfeksiyonların eklemlerde şişliğe neden olduğu bilinmektedir. Fakat bazı durumlarda vücutta enfeksiyon saptanmasına rağmen hangi bölgede oluştuğu belirlenmesi zor olabilmektedir. Böyle durumlarda hastalığın tedavi edilme süreçleri zorlaşabilmektedir.
Reiter Sendromu tetikleyicileri yaş ve cinsiyet bağlamında da değişkenlik gösterebilmektedir. Genellikle erkeklerde daha fazla görülen hastalık, kişiler bazında değişiklik göstermektedir. Genetik faktörler, aile geçmişi gibi durumlar da tetikleyicileri arttırmaktadır.
Reiter Sendromu Hangi Yaş Grubunda Daha Sık Görülür?
Reiter Sendromunun görüldüğü yaş grubu cinsiyet bağlamında değişkenlik gösterebilmektedir. Fakat genellikle orta yaş grubunda daha fazla hastalık oluşma riski bulunduğu bilinmektedir.
Hastalığın erkeklerde görülme olasılığı daha yüksek olması nedeniyle erkeklerde orta yaşın başlangıçlarında görülürken kadınlarda çoğunlukla orta yaşın ilerleyen dönemlerinde görüldüğü bilinmektedir.
Enfeksiyona bağlı bir hastalık olması nedeniyle cinsel yolla da bulaştığı bilinmektedir. Bu nedenle genç yetişkinlerde de Reiter Sendromu belirtileri ile karşılaşma riski bulunabilmektedir.
Reiter Sendromu Oluşma Nedenleri Nelerdir?
Reiter Sendromu oluşma nedenleri tam olarak belirlenmemekte olup bazı risk faktörleri olduğu düşünülmektedir. Örneğin Klamidya veya Salmonella Sendromu en önemli nedenleri arasında yer almaktadır.
Bunların yanı sıra enfeksiyona neden olan hemen her faktörün aslında Reiter Sendromu üzerinde de etkili olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle cinsel temas ya da idrar yolu enfeksiyonu gibi nedenler en önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır.
Reiter Sendromu oluşma nedenleri farklı enfeksiyon durumlarına göre de değişkenlik göstermektedir. Vücudun herhangi bir bölgesinde enfeksiyon oluşması durumunda doğru bir şekilde tedavi edilmemesi durumunda hastalığın nedeni de olabilmektedir.
Reiter Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Reiter Sendromu belirtileri, hastalığın tanılanması için gözlemlenmesi gereken reaksiyonlardır. Şu şekilde sıralanmaktadır:
- Topuk ve bel bölgesinde ağrı oluşması
- Ayak parmaklarında, el parmaklarında boğum bölgelerinde şişme
- Vücuttaki eklem bölgelerinde; kalça, diz, bilek bölgelerinde oluşan ağrılar
- Göz içerisinde ağrı ya da kızarıklık oluşması
- Cilt yüzeyinde oluşan kabarık lezyonlar
- Ağızda ülser oluşumu
- İdrar yanması
- Sık sık idrara çıkma
- Cinsel bölgede ağrı ya da yara oluşumu
Bu belirtilerin en az iki tanesinin bir arada görülmesi gibi durumlarda bir uzmana başvurulması gerekmektedir. Bu belirtiler, enfeksiyonun vücuda girmesinin ardından bir ya da iki gün içerisinde görülmeye başlanmaktadır.
Belirtiler kişilere göre değişkenlik de gösterebilmektedir. Örneğin farklı bir hastalık geçmişinin olması durumunda belirtilerin farklılaşması ya da farklı oranlarda görülmesi söz konusu olabilmektedir.
Reiter Sendromu Tanı Süreçleri Nasıldır?
Reiter Sendromu tanı süreçleri öncelikle fiziksel muayenenin yapılması ile başlamaktadır. Cilt yüzeyinde görülen şişliklerin, lezyonların incelenmesi ve hastadan geçmiş şikayetlerin alınması tanı sürecinin ilk aşamasını oluşturmaktadır.
Reiter Sendromu riski olması durumunda farklı testler yapılmaktadır. Bu testlerin içerisinde idrar tahlili, kan tahlili, DNA testleri gibi farklı tetkik yöntemleri bulunmaktadır. Bu tetkiklerin birbiri ile uyuşması durumunda tanı konulmaktadır.
Tanı süreçlerinde farklı hastalık nedenlerinin de anlaşılması için detaylı incelemeler yapılması gerekmektedir. Bu nedenle ultrason ile görüntüleme tekniklerine de başvurularak farklı tetkikler yapılabilmektedir.
Reiter Sendromu Önlenebilir Mi?
Reiter Sendromu önlenmesi için, şu önerilerin takip edilmesi gerekmektedir:
- Enfeksiyon nedeniyle oluşan bir hastalık olması nedeniyle bulaşıcılığın önüne geçmek adına hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerekmektedir.
- Gıdalar üzerinde yabancı ilaçlamalar olması nedeniyle dışarıdan alınan gıdaların dikkatli bir şekilde yıkanması gerekmektedir.
- Cinsel yolla bulaşma riski bulunması nedeniyle mutlaka korunarak ilişkiye girilmesi gerekmektedir. Riskli durumlarda ise cinsel temastan kaçınılması gerekmektedir.
Reiter Sendromu önlenmesi için bu önerilerin yanı sıra aile geçmişinde de Reiter Sendromu olup olmadığına da dikkat edilmesi gerekmektedir. Genetik faktörlerin de etkili olması nedeniyle bu durum oldukça önemlidir.
Genetik faktörlerin söz konusu olması ya da geçmiş dönemlerde enfeksiyon benzeri bir durumun yaşanması halinde ise önlenmesi söz konusu olmamaktadır. Yalnızca hastalığın çok fazla ilerlememesi için önleyici tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir.
Bunların yanı sıra strese bağlı durumlarda da herhangi bir tetikleyici olmamasına rağmen hastalık oluşabilmektedir. Bu durumda da psikolojik destek alınması gerekmektedir. Bu nedenle hastalığın tek bir tedavi şekli bulunmamaktadır.
Reiter Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır?
Reiter Sendromu tedavisi, öncelikle belirtilerin ortadan kaldırılması ve ağrıların giderilmesine yönelik olmaktadır. Hastalığın tamamen iyileşmesi mümkün olmamakla birlikte belirtilerin en az düzeye indirilmesi mümkün olabilmektedir.
Tedavi süreçlerinde öncelikli olarak vücutta oluşan enfeksiyonların giderilmesine yönelik tedaviler yapılmaktadır. Bunun için farklı ölçülerde antibiyotik kullanılabilmektedir. Fakat antibiyotikler, ağrıların giderilmesini sağlamadığı için destekleyici olarak ağrı kesici de verilebilmektedir.
Reiter Sendromunun çok ilerlediği durumlarda ise eklemlere enjekte yapılabilmektedir. Enjekte ile yapılan tedaviler genellikle hastalığın ağır olduğu dönemlerde tercih edilen tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.
Bu tedavilerin yanı sıra destekleyici farklı tedavilerin de alınması söz konusu olmaktadır. Psikolojik destek tedavileri ya da sinir sisteminin destekleyici tedavileri gibi farklı destek tedaviler uygulanabilmektedir.
Reiter Sendromu Tedavisi Sonrasında Neler Oluşabilir?
Reiter Sendromu tedavisi sonrasında oluşanlar, hastalığın seyrine ve hastanın mevcut durumuna göre değişkenlik göstermektedir. Ağır ilaçlar kullanılması durumunda belirli bölgelerde şişlik oluşabilmektedir.
Tedavi sürecinde gözetim altında tutulması gereken durumlar da kalp ritmi olarak bilinmektedir. Kalp ritminde yüksek atış ya da tansiyon düşüklüğü gibi durumlar söz konusu olabilmektedir.
Tedavinin ağır süreçlerinde genellikle psikolojik anlamda da hasar oluşabilmektedir. Ağrıların yoğun olması nedeniyle sosyal yaşam içerisinde problemlerle karşılaşılabilmektedir. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken bu süreçler sevk ile farklı uzmanlık alanlarından da desteklenmektedir.
Reiter Sendromu Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
Reiter Sendromu ortaya çıkışı 20. Yüzyıl başlarına tekabül etmektedir. Eklem bölgelerinde oluşan şişliklerin farklı bir nedene bağlanmaması nedeniyle yapılan araştırmaların sonucu olarak Reiter Sendromu tanısı konmuştur.
Yapılan araştırmalar neticesinde hastalık belirli bir nedene bağlanmamış olsa da hla-b27 geninin hastalığın olası nedenleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Bu geni taşıyan kişilerin risk faktörleri yüksek olsa da hastalığa yakalanmama durumları olduğu da bilinmektedir.
Gen özellikleri nedeniyle hastalığın beyaz tenli kişilerde görülme riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bu nedenle risk grubunda oldukları düşünülmesi nedeniyle önleyici tedavilerde daha fazla ilgilenilmesi gerektiği paylaşılmaktadır.
Reiter Sendromu ortaya çıkışından bu yanda tedavi anlamında gelişme göstermiştir. İlk çıktığı yıllar herhangi bir tedavisi yokken günümüzde belirtilerin ciddi oranda azalmasını sağlayan tedaviler uygulanmaktadır.
