Munchausen Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?
Kategori: Sağlık Rehberi > Psikoloji
Munchausen Sendromu tanısı, genellikle sahte belirtiler ile acile başvurana ve aslında gerçek belirtileri olmayan kişileri ifade etmek üzere literatüre girmiş bir tanımlamadır. Munchausen Sendromu ile ilgili olara özellikle hastanelerin acil servislerinde çok fazla farklı vaka ile karşılaşılabilmektedir.
Munchausen Sendromu, uzun yıllardır tıp camiası içerisinde karşılaşılan durumlardır. Genellikle hastaların acil olup olmadıklarının anlaşılması noktasında ciddi problemlerin oluşmasına neden oldukları için bu alanda yapılan psikolojik araştırmalar sonucunda belirlenmektedirler.
Bu Sendrom etkisinde olan kişiler genellikle hastalık ilgisinden hoşlanan kişiler olarak bilinmektedirler. Hastalıkları dolayısıyla farklı doktorlara giderek bu doktorlar tarafından ilgi almak ve duygusal anlamda beslenmek istemektedirler.
Munchausen Sendromu etkisinde olan hastalar genellikle bu durumu farkında olarak yapmazlar. Farkında olmadan vücutlarındaki belirtileri ve hastalığı hakkında emin olduklarını düşünerek bir hastaneye başvurdukları görülmektedir.
Munchausen Sendromu Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
Munchausen Sendromu ortaya çıkışı, 20. Yüzyılın sonları olarak bilinen 1951 tarihindedir. Bir grup gencin farklı hastaneleri gezerek, kendi belirtileri üzerinden cerrahi müdahale istemeleri durumunda incelemelerin yapılması durumunda açıklanmaktadır.
Sendromun tanımlanması ile ilgili olarak psikolojik laboratuarlar içerisinde yapılan gözlemlerin sonuçları farklı felsefi görüşlerle yorumlanmaktadır. Bu yorumlar ile ilgili olarak görüş ayrılıkları oluşmasına rağmen Sendrom tanısı literatürde yerini almaktadır.
Munchausen Sendromu ile değerlendirmeler yapılırken genellikle ortak olarak ifade edilen özellikler üzerinden yorum yapılmaktadır. Bu özelliklerin içerisinde ortak olmasının yanı sıra yalnızca bazılarında görülen özellikler de bulunabilmektedir. Fakat genellikle hastalık hastası tanımlaması bu Sendrom etkisi için önemli olmaktadır.
Munchausen Sendromu Kimlerde Görülür?
Munchausen Sendromu görülen kişiler, şu şekilde sıralanmaktadır:
- Kendi bireysel öyküsünde ya da aile geçmişinde ağır bir hastalık yaşanan kişilerde
- Hastalıklarla ilgili çok fazla yorum yapan ya da çok fazla şey araştıran kişilerde
- Teşhisi olmayan ya da çok nadir görülen bir hastalığı olan kişilerde
- Erken çocukluk döneminde olumsuz deneyimleri olan kişilerde
- İstismara uğrayan kişilerde
- Bağımlılık, kronik depresyon gbi tanıları olan kişilerde
Bunlarla birlikte Munchausen Sendromu görülmesi, yalnız yaşayan ve herhangi bir yakını ile sevgi bağı oluşturamayan kişilerde de görülebilmektedir. Çünkü bu Sendromun etkisi nedeniyle doktorlar ile yakın temas kurulmakta ve aranan ilgi hastanelerde bulunabilmektedir.
Munchausen Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Munchausen Sendromu belirtileri, şu şekilde sıralanmaktadır:
- Genellikle kimsede olmayan bir rahatsızlığın kendilerinde olduğunu iddia etmektedirler.
- Daha önce gördükleri hastalık süreçleri ile kendi deneyimlerini benzetme eğilimindedirler.
- Bazı durumlarda psikolojik etki nedeniyle düşünülen hastalığın belirtilerinin de ortaya çıktığı görülmektedir.
- Hastalıkla ilgili çok detaylı bilgileri öğrenirler faka bu bilgilerin içerisinde kendi ile ilgili detaylar yer almamaktadır.
- Hastalığın doktor tarafından teşhis edilememesi durumlarında ise teşhisi konulamayan bir hastalık olduğunu iddia ederler.
- Hastane ile ilgili durumlara çok ilgi duydukları görülmektedir.
- Genellikle hastalığın belirtileri noktasında diğerlerini ikna edebilmek için belirtilerin ortaya çıkmasına neden olacak olaylar ve durumlar oluştururlar.
- Kişinin kendi üzerinden hastalık belirtilerini ifade etmesinin yanı sıra sorumluluğunda olan bireylerin de aynı şekilde hasta olduğunu ifade ettikleri örneklere rastlanabilmektedir.
- Farklı psikiyatrik tanılarla birlikte görülmesi söz konusu olabilmektedir. Anksiyete, OKB gibi tanılar en çok rastlananlar olarak bilinmektedir.
Bu belirtilerin bilinmesine rağmen teşhis yapılması oldukça zor bir sendrom olarak bilinmektedir. Hastalığın belirtileri çok benzer şekilde görülmesi nedeniyle bazen doktorlar tarafından da yanılsamalar olabilmektedir.
Teşhis edilmesi zor olduğu için doktorlar tarafından tüm tetkikler detaylı bir biçimde yapılmaktadır. Herhangi bir problem görülmemesi durumunda psikiyatri bölümüne sevk edilmektedir.
Vekâleten Munchausen Sendromu Nedir?
Vekâleten Munchausen Sendromu hastanın kendisini değil bir yakınını aynı şekilde hasta olarak ilan etmesi olarak bilinmektedir. Genellikle kişinin kendi sorumluluğu olan bireylere yönelik yaptığı değerlendirmeler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Aile büyüklerinin ya da kendi çocuklarının önemli bir hastalığı olduğunu iddia eden Munchausen Sendromu tanısı olan kişiler belirtileri inandırıcı bir biçimde sunmaları nedeniyle inandırıcı olabilmektedirler.
Bu Sendrom durumu tanılanmadığı durumlarda ile üyeleri tarafından oldukça olumsuz değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu nedenle aşırı hastalık yorumları yapan kişilerle ilgili mutlaka bir tedavi planlaması yapılması gerekmektedir.
Munchausen Sendromu Tedavisi Var Mıdır?
Munchausen Sendromu tedavisi, tam olarak tanımlanmış bir tedavi değildir. Yalnızca genel anksiyete tedavilerine benzer destekleyici tedaviler yapılabilmektedir. Bu tedavilerin terapi süreçleriyle de desteklenmesi gerekmektedir.
Tedavi planlamasının yapılmasından önce hastalığın gerçekten var olup olmadığının öğrenilebilmesi için gerekli tetkiklerin ve tıbbi görüntüleme cihazları ile yapılacak teşhis yöntemlerinin yapılması gerekmektedir.
Tetkik sonucu olarak bir durumla karşılaşılmaması durumunda tedaviler hem geçmiş dönem deneyimlerinin öğrenilmesi hem de hastalığa neden olan istismar, ihmal gibi faktörlerin değerlendirilmesi için terapi seanslarına başlanmaktadır.
Terapiler içerisinde Psikanalitik yönelimli terapistler ile daha etkili sonuçlar elde etmek mümkün olurken, bilişsel davranışçı yönelimli terapistler ile kısa süreli çözümlerin de sağlanması mümkün olabilmektedir.
Tedavi yapılırken aynı zamanda hastalığın neden olabileceği farklı psikiyatrik tanıların da tespit edilmesi ve bununla ilgili tedaviler yapılması gerekmektedir. Bu nedenle tedavi süreci tek değil çok aşamalı tedaviler olarak bilinmektedir.
Munchausen Sendromu Adını Nereden Almaktadır?
Munchausen Sendromu adını nerden aldı, sorusunun cevabı 1951 yıllarına karşılık gelmektedir. Kral Fredrich Munchausen tarafından yalan ve abartılı bir şekilde anlatılan savaş öykülerine benzeyen abartılı hastalık belirtileri benzeştiği için onun adıyla anılmaktadır.
Bu hastalıkların da genellikle yalan olmasının belirlenmesi nedeniyle oldukça benzer özellikler taşıdığı bilinmektedir. Aynı zamanda abartma durumu da söz konusu olduğu için hastalığın tanımlanmasından bu yana aynı şekilde adlandırıldığı bilinmektedir.
Bu sendromun ortaya çıkması 1951 yıllarına karşılık gelirken hastalığın adını aldığı hükümdar ise 18. Yüzyılda yaşamış bir isimdir. Fakat yapılan araştırmalar sonucunda Sendrom ile olan üstün benzerliği nedeniyle bu şekilde adlandırılması gerekli uzmanlar tarafından kabul edilmektedir.
Yapay Bozukluk Nedir?
Yapay bozukluk, Munchausen Sendromu içerisinde yer alan bir terim olarak bilinmektedir. Kişilerin kendilerini hasta olarak tanımlamasının yanı sıra belirtilerini de aynı şekilde göstermeleri yapay bozukluktur.
Yapay bozukluk tanımlaması içerisinde belirtiler de fizyolojik olarak görülebilmektedir. Bu nedenle Munchausen Sendromu tanı ve teşhisi de Yapay Bozukluklar nedeniyle zorlaşmaktadır.
Yapay bozukluk sürecinde genellikle psikolojik olarak inanılan durumların gerçeklikte de görülmesi mümkün olmaktadır. Örneğin mide kanaması olduğunu iddia eden kişilerin midelerinde ağrı hissetmeleri gibi durumlar görülebilmektedir.
Kalp krizi olduğu hissedilen kişilerin kalp krizi belirtileri olarak bilinen mide bulantısı, göğüs ağrısı ya da sol kol uyuşması gibi belirtileri görülmesi nedeniyle Sendrom tanımlamasının yapılmasını zorlaştırmaktadır.
Türkiye’de Munchausen Sendromu Örneği
Türkiye’de Munchausen Sendromu örneği , 2014 yılında Samsun’da bir annenin çocuklarının ölümlerinin araştırılması sonucunda ortaya çıkmıştır. Annenin üç çocuğunda da hastalık belirtileri ile doktora başvurduğu bilinmektedir.
Çocuklardan en küçüğünün ağzının kapatılarak annesi tarafından öldürüldüğünün kameralarca tespit edilmesinin ardından annenin Munchausen Sendromu teşhisi ile çocuklarının hastalık nedeniyle öldüğünü söylediği ifade edilmektedir.
Türkiye’de oldukça önemli anlamda ses getiren bu örnek nedeniyle Munchausen Sendromu ile ilgili olarak çalışmalar yürütülmeye başlanmış ve tedavi planlamaları daha detaylı şekillerde yapılmaya başlanmıştır.
