Beyin Sisi Nedir? COVID-19 İle İlişkisi Nedir?
Kategori: Sağlık Rehberi > Beyin ve Sinir Cerrahisi
“Günlük hayatta beynimizin yavaş çalıştığını ya da aniden durduğunu veya yavaş çalıştığını hissettiğimiz zamanlar olabilir.” desem de ciddiye almanızı tavsiye ederim. Çünkü bu durum bazen psikolojik anlamda stresli bünyemize veya altta yatan herhangi bir sağlık sorununa da bağlanabilir. İnsan beyni uzun süre meşgul edilmediği takdirde veya bir patolojik olgu nedeniyle işlev kaybına uğradığında, bu uyarı eksikliklerine karşı bir çeşit uyuşukluk hâli ile yanıt verebilir: Buna basitçe beyin sisi diyoruz.
Beyin sisi, odaklanma problemleri, çoklu düşünebilme ve uzun ve kısa süreli bellek kapasitesinde azalma ile karakterize olan, farklı fiziksel veya psikolojik nedenlere bağlı olarak oluşabilen bir durumdur. Aslında tıbbi ya da bilimsel bir terim değildir; daha çok psikolojik belirtileri tarif etmek için kullanılan bir kavramdır. Westminster Üniversitesi’nde bilişsel sinirbilim çalışan Catherine Loveday, beyin sisini şöyle tanımlıyor:
Beyin sisi, zayıf bilişsel işlevlere neden olur. Adeta belleğimiz, dikkatimiz, yaratıcı düşünme ve problem çözme yeteneğimizin üzerini örten bir örtü gibidir.
Beyin Sisine Neden Olan Durumlar
Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS)
Nedenleri henüz tam olarak aydınlatılamasa da beyin sisine yol açtığı rapor edilen birtakım olgular vardır. Bunlardan belki de en önemli olanı, kronik yorgunluk sendromudur (veya kısaca “KYS”). Kronik yorgunluk sendromu, hem fiziksel hem de bilişsel olarak kendini gösteren, genelde 6 aydan uzun süren yoğun halsizlik durumuyla karakterizedir ve çeşitli nedenler sonucunda günlük yaşantıyı güçleştirmektedir. Sendromun nedeni olarak özellikle azalmış beyin kan akımı gösterilmiştir ve yapılan fMRI (Fonksiyonel MR) taramaları sonucunda, KYS’ye sahip bireylerin zor zihinsel görevleri yerine getirebilmek için kortikal ve subkortikal beyin bölgelerinin normalden daha yüksek aktivite sergilemesi gerekebileceği görülmüştür. Bir diğer KYS nedeni olarak ortostatik intolerans ve buna bağlı taşikardi gösterilmiştir. Bu temel olarak uzun süre hareketsiz bir (oturur veya yatar) pozisyondayken aniden ayağa kalktığımızda gelişen hipotansiyon ve ani halsizlik durumudur.
KYS belirtileri genel olarak hafif bilişsel bozuklukla sınırlandırılsa da, KYS’yi tecrübe etmiş olan bireyler bu belirtileri beyin sisi olarak ifade etmişlerdir. KYS nedenli beyin sisi belirtileri olarak yavaş düşünme, odaklanmada güçlük, kafa karışıklığı, unutkanlık ve halsizlik rapor edilmiştir.
Azalmış Sosyal Etkileşim
Beyin sisine neden olan diğer bir güçlü faktör olarak, azalmış sosyal etkileşim ve sıradan, tekdüze bir yaşantı gösterilmektedir. Her günü bir öncekiyle aynı geçirmek, her zaman aynı işlerle aynı şekilde meşgul olmak sonucunda, beynin kendini bir nevi “tasarruf modu”na aldığını söyleyebiliriz. Westminster Üniversitesi’nde bilişsel sinirbilim çalışan Catherine Loveday’in, bu durumu önlemek için önerileri şunlar:
Bir parkta yürürken telefonla bir iş toplantısına katılabiliyorsak, değişen manzara ve egzersiz sayesinde daha uyanık olduğumuzu ve daha iyi konsantre olabileceğimizi görebiliriz. Ayrıca evde farklı odalarda vakit geçirmenizi öneririm – ya da yalnızca bir odanız varsa, odanın nasıl göründüğünü değiştirmeyi deneyin. Yeniden dekore edin demiyorum – ama duvarlardaki resimleri değiştirebilir veya en küçük alanda bile çeşitlilik için bir şeyleri hareket ettirebilirsiniz. Bu ortama az da olsa bir farklılık katacak ve beyninizi az da olsa işler halde tutacaktır.
Her günün aynı şekilde geçirilip sosyalleşmeden uzak durmanın tercih edildiği zamanların fazla olması durumunda, kümülatif olarak beynin hatıraları işleme mekanizmasının da etkilendiği düşünülür. Bellek merkezi olan hipokampüs, bireysel anıların başarılı ve her birinin ayrı bir şekilde kodlanmasını sağlar. Böylece bir anıyı diğerinden ayırt edebilir ve onları verimli bir şekilde kaydedebilir. Sisli bir beyin sisli anılar kaydedecektir ve bunları tekrar hatırlamak da görece zor olacaktır. Cambridge Üniversitesi’nde bilişsel sinirbilim çalışan profesör Jon Simons’a göre:
Bu gidişle ileride anılarımızı ayırt etmek çok zor olacak. Bir ya da iki yıl içinde, geçen yılki belirli bir olaya bakıp, ‘Bu ne zaman oldu ki?’ diyeceğiz.
COVID-19
Hem viral enfeksiyon açısından hem de pandeminin zorunlu kılmış olduğu evde izolasyondan dolayı beyin sisine neden olan faktörlerden biri olarak koronavirüs de gösteriliyor. Yapılan son çalışmalarla koronavirüsün beyin sisi oluşturma mekanizması daha da aydınlatılmış durumda. Bilim insanlarına göre koronavirüsün, belirli beyin hücrelerine doğrudan saldırıp beyin kan akımını azaltması veya beyinde, beyin hücrelerine zarar verebilecek bağışıklık moleküllerini uyarmasının söz konusu olabileceği düşünülmektedir.
Koronavirüs enfeksiyonu sonucunda bireylerde bilişsel aktivite kaybının rapor edilmesi sonucunda yapılan sinirbilimsel araştırmalarla, virüsün kan-beyin bariyerini geçip geçemediği konusunda farklı sonuçlara varılmıştır. Örneğin bir çalışmada virüsün kan-beyin bariyerini geçemediği, ancak burun boşluğunda (nazal kavite) olfaktör mukozaya yerleşmesi sonucunda beyin hücreleri ile -sınırlı da olsa- bir etkileşime girebildiği sonucuna varılmıştır.[1] Virüsün olfaktör mukoza ile teması sonrası olfaktör sinirleri enfekte etmesi ve sinir boyunca ilerleyerek beyne ulaşması da bir diğer çalışmanın sonucudur.[2]
İnflamasyon
Nörolojik bozuklukların sebebi olarak görülen nöroinflamasyon olgusunun da beyin sisi oluşumuna katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Bu nedenle nöroinflamasyonun eşlik ettiği (ya da yol açtığı) bilişsel fonksiyon bozukluklarında beyin sisi belirtilerine rastlamak şaşırtıcı olmayabilir. Örneğin nöron inflamasyonu ve oksidatif stresin yoğun olarak gözlendiği Alzheimer hastalığında bozulan bilişsel fonksiyonlara ek olarak beyin sisine benzer belirtilerin gözlendiği söylenebilir.
Anksiyete
Zihinsel kaynakları tüketen faktör olarak tanımlanan anksiyete (kaygı bozukluğu), beyni oldukça yorar. Birey normal görevlere odaklanabilmek için daha fazla çaba sarf etmelidir ve bunun sonucunda beyin sisi tecrübe edilebilir. Bunun yanı sıra depresyon, ADHD gibi bozukluklar da beyin sisine neden olabilmektedir. Bu gibi durumlarda uzmanlara göre yeterli uyku, bol su içme, iyi beslenme, fiziksel hareket ve olabildiğince stressiz bir yaşantı ile beyin sisi belirtileri belli bir dereceye kadar azaltılabilmektedir.
Ne Zaman Doktora Danışılmalı?
Eğer fiziksel aktivite sonrası yorgunluk, yetersiz uyku, soğuk algınlığı ya da yoğun stresin yaşandığı ortamlar gibi, beyin sisine sebep olabilecek açık faktörler biliniyorsa bu olumsuzluklardan olabildiğince kaçınmak suretiyle beyin sisi önlenebilmektedir. Çoğu zaman geçicidir ve ciddi bir olgu söz konusu değildir. Ancak sebepsiz şekilde, kişinin günlük yaşantısını çok güçleştiren bir tablo varsa derhal doktora danışılmalıdır.
