Tüp Bebek Transfer Sonrası Tutunma Belirtileri Nelerdir?
Kategori: Sağlık Rehberi > Jinekolog, Kadın Hastalıkları
Tüp bebek denemesi sonucu tutunma belirtileri transferin gerçekleşmesinden sonraki birkaç gün içinde görülen kasık ve bel ağrıları şeklindedir. Bununla birlikte tüp bebek transferinin başarılı olduğunu gösteren diğer bazı belirtilere aşağıda yer verilmiştir:
- İlerleyen dönemlerde tansiyon düşüklüğü, mide bulantısı, kusma
- Koku ve tatlara karşı duyarlılık
- İştah artışı
- Heyecan ve stres
- Nadiren kanama veya lekelenme
- Yorgunluk ve halsizlik
- Baş ağrısı ve baş dönmesi
- Göğüslerde hassalık
Genel olarak tüp bebek transferinin tutunma ile sonuçlanmasının belirtileri doğal gebelik ile benzer belirtilerdir. Bununla birlikte bu belirtileri yaşayan her anne adayı gebe olacak diye bir şey yoktur. Ayrıca bu belirtileri yaşamayan kadınlar da tüp bebek transferinden başarılı sonuç alabilir.
Kimler Tüp Bebek Tedavisi Alabilir?
Tüp bebek tedavisi alabilecek kişiler korunmadan düzenli cinsel ilişkiye girdiği halde 1 yıl içinde gebe kalamayan, kısır olan ve yardımcı üreme teknikleriyle çocuk sahibi olmak isteyenlerdir. Aşağıdaki durumlar söz konusu olduğunda kişiler doktor ile iletişime geçebilir:
- Gebe kalmak istemek ve 30 yaşından büyük olmak; ilaveten 6 aydır adet olmamak
- Adet dönemleri düzensiz ve ağrılı olmak
- Çikolata kisti olmak
- 2 veya daha fazla tekrarlayan düşük yapmak
- Düşük sperm sayısına, testis ve prostat hastalıkları geçmişine sahip olmak
- Cinsel problemler yaşamak
Yukarıdaki durumlarda kişiler tüp bebek tedavisi için bir hekime başvurabilir ve gerekli uygulamalardan sonra çocuk sahibi olabilirler.
Tüp Bebek Tedavisi Hangi Durumlarda Uygulanır?
Tüp bebek tedavisinin uygulandığı durumlar aşağıda verilmiştir:
- Yumurtalık kanalları ciddi hasarlı veya cerrahi olarak alınmış olan kadınlar
- Yumurtalıklarda fallop tüpleri tarafından yakalanmayı önleyecek yapışıklıklar bulunması
- Yumurtlama problemi olan kadınlar
- Erkekteki sperm sayısında yetersizlik veya bozukluk varsa
- Kadında veya erkekte kısırlık varsa
- İleri yaşta olan kadınlar
Yukarıdaki koşullarda eşler tüp bebek tedavisine başvurmak isteyebilir. Bunun için öncelikle doktordan gerekli bilgileri ve eğitimleri almaları gerekir. Daha sonra tüp bebek tedavisine başlanabilir.
Tüp Bebek Tedavisi Hangi Durumlarda Başarılı Olur?
Tüp bebek tedavisinin başarılı olduğu durumlar daha çok eşlerin özellikleriyle alakalıdır. Tüp bebek tedavisinin başarı durumunu etkileyen faktörler şunlardır:
- Kadının 35 yaşından büyük olması başarı oranını düşürmektedir.
- Vücudun kitle indeksinin 30’dan fazla olması durumunda başarı oranı düşmektedir.
- Yumurtalık rezervleri azalmışsa başarı oranı düşer.
- Spermin kalitesi tüp bebek tedavisinin başarısını etkiler.
- Sperm sayısındaki azalma veya spermin tutunma sorunu başarı oranını azaltır.
- Yumurtalık ve spermlere zarar veren bağışıklık sistemi sorunları tüp bebek tedavisini olumsuz etkiler.
- Sigara kullanımı tüp bebek tedavisinin başarı oranını düşürür.
- Nedeni açıklanamayan kısırlık varsa tüp bebek tedavisi başarı oranı düşüktür.
- Dengeli beslenme, alkolden kaçınma ve stresten uzak durma tüp bebek tedavisinin başarı oranını yükseltir.
Tüp Bebek Tedavisinin Başarılı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Tüp bebek tedavisinin başarılı olduğunu anlamak için normal gebelikte olduğu gibi kan testi yapılmaktadır. Bu test uygulamanın 12 gün sonrasında yapılmalıdır. Çünkü döllenmeden 12 gün sonra Beta HCG hormonu salgılanmaktadır. Beta HCG hormonu gebeliğin olup olmadığını gösterir. Beta HCG hormonu 5 ml’nin üzerindeyse kan testi pozitif çıkar ve gebelik oluşur.
Tüp Bebek Tedavisi İçin Yaş Sınırı Var Mıdır?
Tüp bebek tedavisinde yaş kısıtlaması kadınlar ve erkekler için farklıdır. İnceleme yapıldıktan sonra kadının yumurta rezervlerinin iyi olduğu tespit edilirse 45 yaşına kadar tüp bebek tedavisi yapılabilir. Kadınlarda 35 yaşından sonra yumurta sayısı azalır, yumurtlama bozulur ve yumurtaların kalitesi düşer. Bu nedenle 35 yaşından önce tüp bebek tedavisine başlanması önerilir. Erkekler için ise bu yaş 55’tir. 55 yaşından sonra sperm hareketliliği %54 oranında azalır. Bu da başarısız sonuçlara yol açabilir.
