Stendhal Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?
Kategori: Sağlık Rehberi > Psikiyatri, Psikoloji
Stendhal sendromu, çeşitli sanat eserleri ya da duygu yoğunluğunun yaşandığı ortamlarda kişilerde baş dönmesi, bayılma gibi etkilerle ortaya çıkan psikomatik bir rahatsızlık çeşididir. Genellikle birkaç saat gibi geçici süreli belirtilere sahip olan Stendhal sendromu ile ilgili etkilerinin bir haftaya kadar sürdüğü vakalar da gözlemlemiştir. Panik atak, halüsinasyon gibi ciddi sorunlara yol açabilen sendrom, psikoterapi ve gerekli olursa ilaç takviyesi ile tedavi edilebilmektedir.
Stendhal Sendromu Nedir?
Stendhal sendromu birçok farklı ad ile anılmak ile birlikte birçok vakanın Floransa bölgesinde görülmesi nedeniyle Floransa sendromu olarak da adlandırılmaktadır. Stendhal sendromu, sanat eserlerine karşı duyulan aşırı bir hassasiyet sonucu olarak oluştuğu şeklinde tanımlansa da çeşitli doğal yapılarda ya da Kudüs gibi kutsal yerlerde de birçok kişi tarafından görülen psikomatik bir rahatsızlıktır. Sendromun ortaya çıkışı genellikle kişinin aşırı hassasiyet ve ilgi duyduğu doğa olayları, organizasyonlar ve sergiler sırasında olmaktadır.
Stendhal sendromu ilk olarak 19. yüzyıl yazarlarından olan Stendhal’ın, Floransa’da yer alan bir bazilikayı ziyaret etmesi ve burada kaleme aldığı açıklamalar ile ortaya çıkmıştır. Yazar, sanat eseri karşısında yaşadığı duygu yoğunluğunu ve hissettiği fiziksel değişimleri anlatılması güç olarak tarif etmiştir. Bu açıklamalardan sonra, bu etkileri ve daha fazlasını gösteren insanlara yazarın adının verildiği Stendhal sendromu teşhisi konmaya başlanmıştır.
Psikoloji literatüründe “hiperkültüremi”, halk arasında ise “sanat zehirlenmesi” olarak bilinen bu rahatsızlık, genel olarak kendi kültüründen farklı kültürlerin sanat eserlerini ya da doğal yapılarını gören kişilerde oluşmaktadır. Turistler arasında oldukça yaygın olarak yaşanan Stendhal sendromuna yakalanan kişilerde sanat eserlerinin ihtişamı ve bünyelerinde yarattığı etki karşısında kalp atışlarında hızlanma, baş dönmesi, şaşkınlık ve bayılma gibi durumlar gözlemlenmektedir.
Stendhal Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Stendhal sendromu yaşayan kişilerde farklı belirtiler gözlemlenmek ile birlikte genel olarak aşırı bir duygu yoğunluğu bildirilmiştir. Bazı kişilerde ise karşılaştıkları manzara karşısında bunalım, terör duygusu ya da aklını kaybetme korkusu gibi aşırı uç hisler de gözlemlenmektedir. Bunlara ek olarak Stendhal sendromuna görülen kişilerde genellikle görülen belirtiler şunlardır:
- Halsizlik
- El ve ayaklarda uyuşmalar
- Rahatsızlık hissi
- Aşırı terleme
- İstemsiz ağlama
- Bulanık görme
- Baş dönmesi
- Panik atak krizi ya da baygınlık geçirme
- Halüsinasyonlar görme
- Kafa karışıklığı
- Yönelim bozukluğu
- Geçici hafıza kaybı
- Paranoya
- Boğulma hissi
- Göğüste sıkışma
- Mide bulantısı ve kusma
- Taşikardi ve kalp çarpıntısı
- Depresif ruh hali
- Epigastrik ağrı
Panik atak, halüsinasyonlar, nefes almada güçlük ve duyarsızlaşma gibi belirtiler, Stendhal sendromunun en ciddi belirtileridir. Bunlar her Stendhal sendromu sahibi kişide görülmediği gibi, başlarda bu belirtilere sahip olmayan kişilerde ilerleyen aşamalarda görülmeye başlanabilmektedir.
Stendhal Sendromunun Etkisi Ne Kadar Sürer?
Stendhal sendromuna sahip kişiler, sanat eseri ile karşılaştıkları anda kalp atışlarında ciddi hızlanmalar, baş dönmesi ve mide bulantısı, yoğun şaşkınlık, baygınlık gibi belirtiler ile birlikte yüz kaslarında gevşemeler, göz bebeklerinde küçülmeler gözlemlenmektedir. Aynı zamanda nefes alışverişlerinde ve tansiyonda da artış söz konusudur.
Belirtiler genellikle etkiyi yaratan sanat eseri ya da olgu ile karşılaşıldığı anda ortaya çıkmaktadır. Etkisi ise birkaç saat içerisinde azalarak geçmektedir. Bazı vakalarda, tetikleyici unsurdan uzaklaşılması halinde bile etkilerinin sürdüğü ya da o anı sonradan hatırlayan kişilerde tekrar aynı belirtilerin görüldüğü gözlemlenmiştir.
Stendhal Sendromu Neden Oluşur?
Stendhal sendromunun bazı bireylerde kendini neden gösterdiği tam olarak belirlenememiştir. Aynı zamanlarda, birbirlerinden tamamı ile farklı kişilerde bile aniden ve ön görülemeden gerçekleşen sendromun hangi tip insanlarda kendini göstereceğini belirlemek oldukça zordur. Birçok psikoloji camiası tarafından gerekli şartların oluşması halinde neredeyse herkesin Stendhal sendromunu bir kez de olsa yaşayabileceği belirtilmektedir.
Psikomatik bir bozukluk olan Stendhal sendromunun tüm vakalardaki ortak noktası aşırı bir duyarlılıktır. Diğer etkili faktörleri tanımlamak ise oldukça karışıktır. Kişilerin kendi geçmiş yaşantıları, karakterleri, psikiyatrik ilaç kullanım geçmişleri gibi birçok farklı etmen tetikleyici olabilmektedir. İşitsel uyarıcılar ile desteklenen görsel sanat eserlerinin de tetikleyici olduğu ve beyindeki aktivite seviyesini daha da arttırdığı bilinmektedir.
Strendhal sendromu ile ilgili farklı hastalar üzerinde yapılan bir çalışmaya göre kısa süreler içerisinden birden fazla yolculuk yapan kişilerde daha sık gözlemlendiği ve daha ciddi semptomların geliştiği ortaya çıkmıştır.
Stendhal Sendromu Tanısı Nasıl Konur?
Stendhal sendromu psikolojik bir rahatsızlıktır. Herhangi bir fiziksel bozukluğa neden olmamaktadır bu nedenlerle ancak uzman doktorlar tarafından yapılan psikoloji testleri sonucunda uygun tanı ortaya konabilmektedir.
Sendromun etkileri genellikle Floransa, Vatikan, Louvre müzesi, Kudüs, Mekke, müzik konserleri ve çeşitli etkinlikler gibi duygu yoğunluğunun yaşandığı bölgelerin ziyaretleri sırasında gerçekleştiği ve kısa sürdüğü için hastalar tarafından ciddiye alınmamaktadır. Sendromun bazı kişilerde görülen sürekli etkileri ise, etkinlikler sırasında ortaya çıkan etkiler ile genellikle bağdaştırılmamaktadır. Ancak bu durum, hastalığın derecesinin ilerlemesine ve daha ciddi sorunların oluşmasına yol açmaktadır.
Stendhal Sendromu Tedavisi Nasıldır?
Stendhal sendromunun tedavisi, kişiye özel olarak yürütülmektedir. Sendrom sahibi kişiler, kendi karakterlerine ve psikolojik geçmişlerine göre farklı belirtiler vermektedirler. Farklı duyguların hissedildiği sendromun görülme anı ise genellikle resim, heykel, fotoğraf gibi sanat eserleri olsa da farklı bir ortam ve doğal yapı karşısında da sendrom belirtileri gözlemlenebilmektedir. Bu nedenler ile hasta kişilerin hangi durumlarda semptomlar gösterdiği ve hangi belirtilere sahip olduğu ayrıntılı bir şekilde belirlenmeli, buna uygun bir tedavi süreci başlatılmalıdır.
Stendhal sendromunun tedavisinde ilk olarak psikoeğitime başvurulmaktadır. Psikoeğitim sayesinde hasta bireylere dinlenme, dengeli beslenme, güneşten korunma, düzenli uyku gibi önleyici tedbirler uygulanmaktadır. Psikoeğitimin uygulanması ise, hasta kişilerin psikiyatri öykülerine uygun olarak gerçekleştirilmektedir.
Psikoeğitimlerden sonuç alınamaması ya da yetersiz kalması halinde çeşitli ilaç tedavilerine başvurulmaktadır. Panik atak geçiren kişileri sakinleştirmek ve ataklarını önlemek için verilen ilaçlar, düzenli kullanılabileceği gibi sadece belirtilerin gözlemlendiği durumlarda da kullanılabilmektedir.
Stendhal Sendromu Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Stendhal sendromu, eğer aşırı belirtiler söz konusu değil ise belirli bir süre sonra kendiliğinden geçen bir rahatsızlıktır. Bazı kişiler tetikleyici ortamdan ayrıldıkları anda normal ruh hallerine geri dönmektedirler. Fakat belirtilerin bayılma ve panik atak gibi ciddi seviyelere ulaşması, kişiler için tehlikeli bir durumdur ve mutlaka tedavi gerektirmektedir.
Stendhal sendromunun semptomlarını yoğun bir şekilde yaşayan kişiler, herhangi bir uzmandan psikolojik destek almadıkları zamanlarda yaşam kalitelerinde düşüş, ruhsal bunalım, dengesiz duygu durum değişiklikleri gibi mental etkilerin yanı sıra bayılma sırasında sakatlıklar, yaralanmalar, çevredeki sanat eserlerine zarar verme gibi istenmeyen durumlar da yaşamaktadırlar. Özellikle halüsinasyon gören ve geçici delilik atakları geçiren hastalar, kendilerine zarar verebilecek seviyeye gelmektedirler.
Stendhal sendromunun tedavi edilmemesi sadece kendi etkilerinin yoğunlaşmasına değil, farklı psilokoljik rahatsızlıkların oluşmasına da yol açmaktadır. Sergi ve müze gibi yabancı ortamlarda sendrom etkilerinin gözlemlenmesi kişilerde utanç, depresyon, strese sebep olmakta, buna bağlı olarak çeşitli sosyal fobi, klostrofobi gibi fobik bozukluklar oluşabilmektedir. Bu nedenlerle belirti gösteren kişilerin, Stendhal sendromu tedavisi için uzman psikologlara başvurmaları ve kendilerine özel tedavilerine başlamaları gerekmektedir.
